HESAP GÜNÜ Hakıkında Bilgiler

FÂTİHA 4: DİN/HESAP gününün sahibi [maliki].

 

Fatiha Suresi 4. Ayette geçen DİN GÜNÜ, bu dünyadaki sınavımızın sonuçlarının açıklanacağı hesabımızın görüleceği HESAP GÜNÜ dür.

O gün Allah’a bakacak yüzümüz olsun diye, bu dünyada Allah’ın yap dediğini yapmalı, yapma dediğinden de uzak durmalıyız.  Ana hatları ile tam da bunu bilmek zorundayız ki, bu hayat sınavını geçme imkânımız olsun.

BAKARA 83: İsrailoğulları’ndan şöyle bir söz de almıştık: Allah’tan başkasına İBADET/KULLUK etmeyin (RABB/İLAH edinmeyin), anne-babaya, akrabaya, yetimlere, MİSKİNE (işsiz güçsüze) iyilik ve güzellikle davranın. İnsanlara güzeli ve güzelliği söyleyin. SALÂTI İKAME EDİN, zekâtı verin. Bütün bunlardan sonra siz, pek azınız müstesna, sırt çevirdiniz. Hâlâ da yüz çevirip duruyorsunuz.

BAKARA 84: Sizden şu sözü de almıştık: Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz. Birbirlerinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız. Bunu kabul etmiştiniz. Hâlâ da buna tanıklarsınız.

 

Bu Dünyada Nelerin Hesabı Nasıl Tutuluyor?

Lokman Peygamberin oğluna nasihatı hayat sınavının ana kriterlerini ve hesabı tutulan şeylerin ne kadar hassas ve titiz olduğunu göstermektedir.

 

LOKMAN-13: Lokman oğluna öğüt verirken şunu demişti: ‘Sevgili oğlum, ALLAH’a ortak koşma, kuşkusuz ŞİRK/EŞ/ORTAK KOŞMAK (başka RABB’ler Edinmek) büyük bir zulümdür.’

LOKMAN-16: ‘Sevgili oğlum, yaptığın (kötülük) hardal tanesi ağırlığınca da olsa, ister bir kayanın içinde bulunsun, ister göklerde veya yerde olsun, ALLAH onu getirir. ALLAH Latiftir, Haberdardır.

LOKMAN-17: ‘Sevgili oğlum, SALÂTI İKAME ET (ayakta tut), iyiliği emret, kötülükten menet/sakındır ve başına gelene sabret/direnç göster. Bunlar temel davranışlardandır (yapılması gereken işlerdendir).’

 

Ayetlerde O GÜN olarak tercüme edilen “Yevm” ifadesi Kur’an’da sadece “gün” anlamında değil, “AŞAMA” anlamlarında da kullanılmıştır. Örneğin Rahman 29daki “YEVM” kısa bir “AN” iken Hud 7 ve Fussılet 9 ve 10da “UZUN YILLAR” ı kapsayan AŞAMA anlamına gelmektedir.

 

Levhalar Sahibi SEKAR & Levh-i Mahfuz

BURÛC 21-22: Hayır, O yüce ve şerefli Kur’ân’dır. Levhi Mahfuz’dadır (Muhafaza edilen/Korunan LEVHA dadır).

 

Herşeyin kayıtlı tutulduğu bir ANAKİTAP/GÖSTERGE bulunmaktadır. İçinde bulunanlar:

  • Yasalar ve kurallar
  • Yapmamız ve yapmamamız gerekenler,
  • Yaptıklarımız ve yapmadıklarımız

 

İnkar edenler, ibadet/kulluk etmeyenler (doğasının gereği olan iyi şeyleri yapmayanlar/SALÂT ETMEYENLER, yardımlaşmayanlar, yoksulu doyurmayanlar, vs.) LEVHALAR SAHİBİ SEKARA sokulacaklar.

 

MÜDDESSİR 24-29:
Şöyle dedi: “Bu, rivayet edilerek gelen bir büyüden başka şey değil.”
“İnsan sözünden başka bir şey değil bu.”
Onu SEKAR’a fırlatacağım.
Bilir misin nedir SEKAR?
Ortada bir şey bırakmaz, hiçbir şeyi görmezlik etmez o.
İnsan için LEVHALAR/tablolar/ekranlar sunandır o.

 

MÜDDESSİR 40-49:
Cennetler içindedirler, sorarlar, Suçlulara: ‘Sizi bu cezaya sokan nedir?’
Diyecekler ki, ‘SALÂT EDENLERDEN olmadık ve MİSKİNİ (işsiz güçsüzü) doyuran (kendi ekmeğini kazanacak imkânı veren) değildik.’
Biz, boş şeylere dalanlarla birlikte dalardık. DİN/HESAP gününü / AŞAMASINI yalanlardık.
Nihayet (şimdi) kesin gerçeğe ulaştık.’
Aracıların şefaati onlara bir yarar sağlamaz.
Öyleyse neden bu mesajdan yüz çeviriyorlar.
O inkarcılara yalanladıkları DİN GÜNÜ’nün gerçek olduğu gösterilerek. Yapmış oldukları herşey için kendi kendisine taknıklık edecekler.

NUR 24-25: O gün ki, dilleri, elleri ve ayakları onların YAPMIŞ OLDUKLARI HER ŞEYE tanıklık edeceklerdir. ALLAH o gün, hakettiklerini tam olarak ödeyecek ve ALLAH’ın apaçık bir gerçek olduğunu öğreneceklerdir.

Ve o inkârcı, o herşeyi bir bir sayan eksik bırakmayan LEVHALAR karşısında DİLİNİ KIPRAŞTIRIP DURACAK (gerekçe ortaya koymaya çalışacak), fakat azarlanıp, “sadece izle” denecek.

 

KIYAMET 12-24: O gün/O AŞAMA son durak RABB’inin huzurudur.
O gün/O AŞAMA  insana, KADEMESİ/MAKAMI/ÖNDEN-YOLLADIKLARI ve GERİYE-BIRAKTIKLARI haber verilir. Doğrusu, insan KENDİ KENDİSİNE TANIKTIR.

Birtakım özürler ortaya atsa da… Onu aceleye getirip dilini depreştirip durma. Onu toplamak da okutmak da bize düşer. Biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşunu izle. Sonra, onu açıklamak da bizim görevimizdir.

YUNUS 23: … Ey insanlar, taşkınlığınız kendinize karşıdır. Dünya hayatının geçici zevkine düşkünsünüz; halbuki DÖNÜŞÜNÜZ BİZEDİR VE YAPMIŞ OLDUĞUNUZ HER ŞEYİ SİZE HABER VERİRİZ.

 

Allah “DiLiNi DEPREŞTiRiP DURMA” Diyor! FAKAT KİME?

Kıyamet Suresi 16. Ayet’te geçen söz konusu azarlama, HESAP GÜNÜ HESABI SORULAN KİŞİYE yaptıkları okunurken, o kişinin özür beyan etmeye çalışması noktasında azarlanmasını anlatıyor. Fakat meallerin çoğu bu kısmı sanki Allah Peygamberi azarlıyormuş gibi göstermişler/tercüme etmişler.

 

KIYAMET 12-24: O gün/O AŞAMA son durak RABB’inin huzurudur.
O gün/O AŞAMA  insana, KADEMESİ/MAKAMI/ÖNDEN-YOLLADIKLARI ve GERİYE-BIRAKTIKLARI haber verilir. Doğrusu, insan KENDİ KENDİSİNE TANIKTIR.

Birtakım özürler ortaya atsa da… Onu aceleye getirip dilini depreştirip durma. Onu toplamak da okutmak da bize düşer. Biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşunu izle. Sonra, onu açıklamak da bizim görevimizdir.

 

Ayrıca yine Kıyamet Suresi 17. Ayet’te geçen “Onu toplamak ve okumak bize düşer.” ifadesinde geçen “ONU” ifadesi meallerde SANKİ KURAN AYETİ gibi gösteriliyor. Halbuki burada toplanıp okunacak olan şey hesaba çekilen kişinin yaptıklarının bir kitaptan okunması ve açıklanmasıdır.

Suredeki bu ifadeleri doğru anlamak için 15 ile 19. ayetleri birlikte okumak gerekiyor. Hatanın kaynağı 17 ve 18. ayette geçen “[KUR’ANE-HU]” kelimesi olsa gerek diye düşünüyorum. Bu iki ayette geçen KURAN kelimesi KİTAP=AMELDEFTERİ’nin okunması anlamında kullanılıyor.

Bu konuya ilişkin, yorumu destekleyen diğer ayetler:

 

YUNUS 23: … Bir süre sonra bize döndürüleceksiniz ve yapmakta olduklarınızı size haber vereceğiz.

FUSSİLET 50: … Yemin olsun, biz o nankörlük edenlere, yapıp ettiklerini haber vereceğiz….

LOKMAN 23: … Onların dönüşü bizedir; yapıp ettiklerini onlara haber vereceğiz….

ARAF 7: Onlara bir İLMİN TANIKLIĞINDA bütün serüveni mutlaka anlatacağız….

 

Peki, eğer bu Kıyamet 17de “okunması ve açıklanması bize düşer” denilen şey, Kuran-ı Kerim değil ise, Kuran-ı Kerimin Allah tarafından açıklandığını gösteren ayet var mı? Elbette:

 

HUD 1-2: Elif, lam, ra. [Bu,] Allah`tan başkasına İBADET/KULLUK/HİZMET etmeyin (sadece Allah’a kulluk/hizmet edin) diye ayetleri HİKMET (HÜKÜM/KANUN/YASA) içertilmiş/ bozulması engellenmiş, bir de HAKİM (HİKMETLER KOYAN/ENGELLEYEN), Habir (her şeyden haberdar olan Allah) tarafından detaylandırılmış bir kitaptır.

FUSSİLET 2–4: Arapça bir Kur’an (okuma), müjdeleyici ve uyarıcı olarak, bilen bir kavim için ayetleri detaylandırılmış/ayırılmış, Rahmân Rahîm Allah’tan indirilmiş bir kitap! Buna rağmen onların çoğu yüz çevirmişlerdir. Artık onlar kulak vermezler.

 

Kıyamet Suresi 17. Ayet her iki durum için de yorumlanabilir olması, KURAN AYETLERİNİN açıklanmış olduğu gerçeğini ve DİN/HESAP GÜNÜ/AŞAMASI yapıp ettiklerimizin bir bir sayılacağı gerçeğini değiştirmez.