İSLAM DİNİNİN ÖZÜ – Sunum

Değerli dostlarım, yakınlarım, akrabalarım ve arkadaşlarım.

Zaman durmuyor. Ömür su gibi geçip gidiyor. Çevremizdeki insanlar yaprak dökümü gibi aramızdan ayrılmaya devam ediyor. Yarına çıkacağımızın garantisi yok. Kendimizi heran DİN/HESAP Gününde/Evresinde, Allah’ın huzurunda hesabımız gösteriliyor bulabiliriz. Peki ya, buna hazır mıyız?

Bu hayat sınavının kurallarını, kimin neden cennete veya cehenneme gideceğini Allah açıklamış. Fakat çoğu din büyüklerimiz bizlere yıllardır din diye boş sözler anlatmışlar/yutturmuşlar. (Hemen yargılamamak lazım. Belki onlara da öyle öğretildi.) Bu gerçekleri gördükten sonra, araştırmak şart oldu.  Ulaştığım bilgileri değişik kaynaklardan kontrol ederek notlar aldım. Bu bilgileri ailemle, yakınlarımla, sevdiklerimle ve isteyenlerle bu vesile ile paylaşıyorum.

Kuran’ı açıklamak gibi bir derdimiz ve amacımız yok; ve Kuran’ın da açıklanmaya zaten ihtiyacı yok. Tek şikâyetimiz Kuran okunmasın, anlaşılmasın diye atılmış çamurlar, yalanlar ve engellerdir. Her ne zaman bu engeller ortadan kaldırılacak olursa Kuran’ın ne demek istediği kendiliğinden kolayca anlaşılacaktır.

Bu yazılarda Kuran’da geçen bazı TEMEL KAVRAMLARa, bilgilere yer verilmiştir. Bu bilgiler yine Kuran ayetlerinde açıklanmıştır. Her ilgi duyan insan, tüm gerçekleri Allah kelamı olan ayetlerden öğrenebilir. Gerçek bu iken, din adamlarının bu bilgileri nasıl uyduruk yorumlarla bozduklarını tespit edebilir.

Bu yazılardaki tek amaç, kişinin anlamasına engellemek için din tüccarlarının uydurmuş oldukları yalanların DOĞRULARINI AÇIKLAYAN AYETLERİ göstermektir. Ayrıca, bu gerçeklere ulaşmanın teknik metodlarına da yer verilmektedir.

Örneğin: Kuran’da kelime seçimi çok dikkatli yapılmış, dilbilgisi kurallarına uyulmuş, ilişkide olan ifadeler özellikle bir araya getirilmiştir. Böylece kelimeler, cümleler, ifadeler teknik olarak da tetkik edilebilir bir mucizevi yapı oluşturmuştur. Kuran’ın kendi kendisini açıklayan bir kitap olması da yine bu yapısından kaynaklanmaktadır.

Bu araştırmalar bitmiş değildir. Bitmesini bekleyelim derken ömrümüz tükenip bitecek, yakınlarımıza bir faydamız dokunmayacak. Durum böyle olunca, şuana kadarki çalışmaların sonuçlarını paylaşmak daha faydalı olacaktır. Çalışmaların devam ettiği, muhtemelen ömür sonuna kadar da bitmeyeceği unutulmamalıdır. Konuya ilgi duyanların hakikati takipte olup, varsa yanlışlarımızı düzeltmesi gerekmektedir.

Her bir kulun görevi ulaştığı bilgiyi farklı kaynaklardan sağlamasını yapıp doğrulamaktır. Aksi takdirde o bilgiyi veren kişiyi RABB (yasa-/kural-koyucu, efendi, görevlendirici) edinmiş olur, ki bu da ŞİRK (Allah’a ortak koşmak) olur. ŞİRK ise Allah’ın kesinlikle affetmeyeceğini belirtiği tek günahtır!

Bu yazıların ortaya çıkmasında yüzlerçe kişinin karşılıksız katkıları bulunmaktadır. Kimin ne oranda destek verdiğini en iyi RABB’imiz bilir. Allah tümünden razı olsun. Bir ŞÜKÜR=KARŞILIK olarak değerlendirmelerinize sunuyorum.

Lütfen; ne bana, ne de başka birisine güvenmeyin! Açın Kuran’dan (birden fazla mealden/tercümeden karşılaştırarak) kendiniz okuyun.

En güzelini ve doğrusunu elbette Allah bilir. Hayırlara vesile olması dileklerimle.  Selamlar.

Uğur Çiğdem / Viyana 2016